Euro Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden 17’sinin ve Avrupa Birliği içerisinde yer almayan 3 Avrupa ülkesinin resmi olarak kullandığı para birimidir. Sembolü € olan Euro’nun uluslar arası para kodu “EUR” şeklindedir ve Forex pariteleri içinde bu kod ile kullanılır.

Euro’nun yönetimi Avrupa Bankalar Sistemi (AMBS) tarafından gerçekleştirilir. Avrupa Bankalar Sistemi, Euro Bölgesi (Euro Zone) ülkelerinin merkez bankalarından ve Avrupa Merkez Bankası (AMD)’den oluşur.

Andorra, Karadağ ve Kosova Euro Bölgesine dahil olmamalarına rağmen Euro para birimini kullanmaktadır. Avrupa Birliği bu duruma karşı olsa da bu ülkeler ile konu ile ilgili herhangi bir uzlaşmaya henüz varılamamıştır.

Euro’yu resmi para birimi olarak kabul eden ülkeler; Almanya, Andorra, Avusturya, Belçika, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Karadağ, Kıbrıs Cumhuriyeti, Kosova, Lüksemburg, Malta, Monako, Portekiz, San Marino, Slovakya, Slovenya, Vatikan ve Yunanistan’dır.
Euro geçiş ile Avrupa ülkelerinin küresel piyasada güçlenmesi hedeflenmiş ve para birimleri üzerinde gerçekleştirilebilecek spekülasyonların önlenmesi amaçlanmıştır. Resmi para birimi olarak Euro’yu kullanmaya başlayan her ülkede beklenen ve beklenmeyen birçok sorun ortaya çıkmıştır. Küresel anlamda Euro kullanan Avrupa Devletleri güçlense de, alım gücünde ortaya çıkan dengesizlikler özellikle ülke politikalarını olumsuz yönde etkilemiş, ülkelerin çok sancılı süreçler geçirmesine neden olmuştur.

Bu sancılı süreci yaşamak istemeyen bazı Avrupa Birliği üyesi devletler Euro’ya geçiş yapmamıştır. Danimarka, İsveç ve İngiltere Maastricht Anlaşması uyarınca, yaptıkları halk oylamasından Euro’ya geçiş aleyhinde bir sonuç almaları ile anlaşmanın istisnai maddelerinden yararlanarak Euro’yu resmi para birimleri olarak kabul etmemişlerdir. Bunun dışında Avrupa Birliği üyeliği yeni gerçekleşen ülkelerin büyük çoğunluğu henüz Euro kullanmaya başlamamıştır.

Euro’nun tarihsel gelişim sürecini incelersek; Euro resmi olarak ilk defa 1999’da ülkeler arası ticari ilişkilerde kullanılmaya başlanmasına karşın, oldukça eskiye dayanan bir planlama esası üzerine kurulmuştur.

İkinci Dünya savaşının ardından endüstriyelleşme sürecini tamamlayan dünyada para birimleri genel kapsamda Bretton Woods standartlarında bir düzene girmiş ve ABD Doları’na bağımlı bir hale gelmişti. Avrupa genelinde hüküm süren genel politik düşünce ise, büyük bir ekonomik yenilenme ile Doların fiili üstünlüğüne son verme doğrultusundaydı. Euro oluşumu bu politik düşünce yapısı ile oluşturulmuş, beraberinde küresel ekonomiye entegrasyonu kolalaştıracak bir yapı getirmesi beklenmiştir. Nispeten bu bağlamda başarılı olarak nitelendirilebilecek politika, geçiş aşamasında birçok ülkenin alım gücünde dengesizlikler yaratmıştır. Bu süreçten en çok etkilendiği söylenebilecek ülke ise bugünler de oldukça büyük ekonomik sorunlar ile boğuşmak durumunda kalan Yunanistan’dır.

1969 yılında AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu), Barre Raporunu yayınlamıştır. Altında 6 üye devletin imzası bulunan raporda temel amaç bugün Euro olarak kullanılan para biriminin oluşumunu desteklemektir. Rapor doğrultusunda devam eden süreçte gerçekleştirilen toplantıda 1972 petrol krizi öncesi, Doların piyasa üzerinde ki hâkimiyetine son verme amaçlı tek taraflı bir karar alınmıştır.
1979 yılında para birimlerinin birbirine bağlanmasını kolaylaştırma amacı güdülerek, para birimleri arasında ki dalgalanmaları kontrol edebilmek için Avrupa Para Sistemi ( EMS ) kuruldu ve EMS’in kurulması ile birlikte Avrupa Döviz Kuru Mekanizması ( ERM ) oluşturulması zorunlu hale geldi. Avrupa Para Birimi (ECU), henüz katılımcı ülkelerin para birimleri uyarınca ağırlık değerleri içerse ve piyasada efektif olarak yer almaya başlamamış olsa dahi oluşturulmuş oldu.

1989’da Avrupa devletleri arasında ki ekonomik engelleri kaldırmayı amaçlayarak Tek Avrupa yasası kabul edilmiş, bunun akabinde EURO’ya geçiş için 3 kritik anlaşmadan ilki olarak gösterilen Maastrich Anlaşması 1992 yılında resmi halini tamamlamış ve 1 Kasım 1993’de yürürlülüğe girmiştir. Ardından belirlenen Kopenhag Kriterleri ve Çerçeve Anlaşması ile Euro’nun ana mekanizması oluşturulmuştur.
1995 yılında Almanya’nın teklifi ile ECU’nun EURO olarak değiştirilmesi kararlaştırılmış, 1997 yılında Avrupa konseyi tarafından İstikrar ve Büyüme Paktı kabul edilmiştir. 1999 yılında ise Euro’yu başlangıç aşamasında kullanacak 11 ülkenin seçimi gerçekleştirilerek, 1 Ocak 1999 yılında Euro sanal olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1 Ocak 2002 yılında ise Euro tedavüle girmiş ve ülkeler arası ticari amaçlı kullanımına başlanmıştır.

Euro temel Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin, para birimlerinin ortak bir çatı altında toplanması ile oluşmuş bir para birimi olsa da, piyasa genelinde sanal olarak kullanılmaya başlandığı günden tedavüle gireceği ana kadar piyasa genelinde para birimine ön yargı ile yaklaşıldı ve Euro 1999-2002 yılları arasında dip değer olarak EUR/USD paritesinde 0,8225 değerini gördü.

2002’de para biriminin tedavüle girmesi ile birlikte parite değerinde beklenen bir artış gerçekleşti ve EUR/USD paritesi sırayla 2004 yılında 1,3668 zirvesini ve 2008 yılında ise 1,5990 zirvesini gördü.
Günümüzde ise Pek çok Avrupa Birliği ülkesinin yaşadığı ekonomik sorunlar para birimi üzerindeki etkisini göstermektedir. En son olarak Almanya’nın Euro Avrupa ortak para birimi sisteminden çıkabileceğine yönelik söylemler para birimi üzerinde ki etkisini göstermekte ve genel parite değerlerini dengesizleştirmektedir.